one down - Turc Anglais Dictionnaire

one down

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "one down" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
Technical
one down expr. eksi bir

Sens de "one down" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
one-down position n. bir alt pozisyon
one-down position n. bir alt konum
come down in one's opinion v. birini eskisi kadar saymamak
one's fever go down v. ateşi düşmek
let one's hair down v. sakinleşmek
put one's foot down v. yasaklamak
lay down one's arms v. silahlarını bırakmak
let one's hair down v. kendinden geçmek
put one's foot down v. sert bir dille uyarmak
put one's foot down v. ayak diremek
look down one's nose at v. hor görmek
put one's foot down v. direnmek
lay down one's arms v. savaşmaktan vazgeçmek
look down one's nose at v. küçük görmek
choke down one's rage v. öfkesini bastırmak
plump down on one's knees v. dizlerinin üzerine çöküvermek
have one's guard down v. tetikte olmamak
go down on one's knees to somebody v. ayaklarına kapanmak
let down one's hair v. samimi davranmak
go down on one's knees to v. ayaklarına kapanmak
lay down one's life v. canını feda etmek
come down in one's price v. kendi malının fiyatını düşürmek
smooth down one's hair v. saçlarını yatırmak
lay down one's arms v. teslim olmak
go down on one's knees to v. diz çökmek
let one's hair down v. rahatlatmak
let one's hair down v. rahatlamak
let one's hair down v. içini dökmek
get down off one's high horse v. yelkenleri suya indirmek
drop down from one's hands v. elinden düşürmek
slip down from one's hands v. elinden kaymak
mark down one's price v. fiyatını düşürmek
cut down one's scope v. kapsamını daraltmak
bring down one's price v. fiyatını düşürmek
mark down one's price v. fiyatını indirmek
bring down one's price v. fiyatını indirmek
push down one's price v. fiyatını indirmek
push down one's price v. fiyatını düşürmek
fall down into one's knees v. dizlerinin üzerine düşmek
break down one's prejudices v. önyargılarını yıkmak
smooth (down) one's skirt v. eteğini düzeltmek
ram it down one's throat v. birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak
shove down one's throat v. birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak
ram it down one's throat v. dayatmak
ram it down one's throat v. birine bir şeyi dayatmak
shove down one's throat v. birine bir şeyi dayatmak
shove down one's throat v. dayatmak
(one's price) go down v. fiyatı düşmek
be down on one's luck v. talihi yüz çevirmek
(creditors) beat one's door down v. alacaklıları kapıya dayanmak
(creditors) beat one's door down v. alacaklılar kapıya dayanmak
let one's hair down v. kafa dağıtmak
plaster one's hair down v. saçlarını yapıştırmak
be down to one number v. altılıda beşte kalmak
be down to one number v. bir numarayla kaybetmek
be down to one number v. bir sayıyla kaçırmak
take down one's plate v. plakasını almak
get down on one's knees v. diz üstü çökmek
get down on one's knees v. dizlerinin üstüne çökmek
one's tempo slow down v. temposu düşmek
be down on one's uppers v. müşkül duruma düşmek
pull down one's pants v. pantolonunu indirmek
be paralyzed from the waist down for the rest of one's life v. hayatının geri kalanı boyunca belden aşağısı felç olarak kalmak
put down one's profession v. mesleğinizi kötülemek
down on one's luck adj. bahtsız
down on one's luck adj. talihsiz
down on one's luck adj. kör talih
Phrasals
bring something crashing down (around one) v. (bir şeyi) yerle bir etmek
bring something crashing down (around one) v. hayatını derinden etkileyecek (bir şeye) sebep olmak
bring something crashing down (around one) v. (bir şeyi) göçürtmek
bring something crashing down (around one) v. (bir şeyin) yıkılmasına sebep olmak
bring something crashing down (around one) v. (bir yapının) çökmesine sebep olmak
bring something crashing down (around one) v. hayatını alt üst etmek
peg (one) down as (something) v. olduğunu düşünmek
peg (one) down to (something) v. uyum sağlatmak
peg (one) down as (something) v. olduğuna inanmak
peg (one) down to (something) v. (kurallara, standartlara, belli bir davranış biçimine) uydurmaya çalışmak
peg (one) down as (something) v. olarak bilmek
peg (one) down as (something) v. olarak düşünmek
peg (one) down to (something) v. uymasını sağlamak (kurallara, standartlara, belli bir davranış biçimine)
see (one) down (to something or some place) v. uğurlamak
see (one) down (to something or some place) v. aşağıya kadar eşlik etmek
see (one) down (to something or some place) v. -e kadar geçirmek
see (one) down (to something or some place) v. yolcu etmek
write down to (one) v. birini/okuyucuyu aşağılar bir dille yazmak
write down to (one) v. birini/okuyucuyu küçümser bir dille yazmak
jew (one) down v. bir şeyin fiyatını indirmeye çalışmak
jew (one) down v. bir şey için pazarlık etmek
get (one) down v. (birinin) canını sıkmak
get (one) down v. (birinin) moralini bozmak
get (one) down v. (birinin) keyfini kaçırmak
get (one) down v. (birini) üzmek
hand down from (someone) to (one) v. (birinden birine) devrolmak
hand down from (someone) to (one) v. (birinden/birine) miras kalmak
hand down from (someone) to (one) v. (birinden birine) geçmek
haul (one) down to (some place) v. (birini bir yere) düşürmek/çekmek
hoot (one) down v. (birini) yuhalayıp/ıslıklayıp sahneden indirmek
hoot (one) down v. (birini) yuhalamak
hoot (one) down v. (birini) ıslıklamak
howl (one) down v. (birini) yuhalayarak/ıslıklayarak susturmak
howl (one) down v. (birini) yuhalayarak/ıslıklayarak sahneden indirmek
look (one) up and down v. (birini) baştan aşağı süzmek
look (one) up and down v. (birini) baştan aşağı incelemek
set (one) down as (something) v. (birine olumsuz bir şey) olarak bakmak
set (one) down as (something) v. (birini olumsuz bir şey) olarak görmek
set (one) down as (something) v. (birine olumsuz bir şey) gözüyle bakmak
set (one) down as (something) v. (birini olumsuz bir şey) olarak değerlendirmek
set (one) down as (something) v. (birini olumsuz bir şey olarak) düşünmek
set (one) down as (something) v. (birini olumsuz bir şey) olarak farz etmek
talk down to (one) v. (biriyle) küçümseyici bir biçimde konuşmak
talk down to (one) v. (birini) aşağılayarak konuşmak
talk down to (one) v. (birinin) seviyesinde/seviyesine inerek konuşmak
talk down to (one) v. (biriyle) yüksekten konuşmak
bring (something) crashing down (around) (one) v. (birinin) hayatını kaydırmak
Phrases
one down, one to go expr. biri gitti biri kaldı
two down one to go expr. ikisi gitti, biri kaldı
Colloquial
be down on one’s luck v. şansı kötü gitmek
be down on one’s luck v. bahtı kara olmak
be down on one’s luck v. kör talihi olmak
be down on one’s luck v. şanssız olmak
be down on one’s luck v. şansı kötü olmak
jump down one's throat v. boğazını sıkmak
jump down one's throat v. boğazına sarılmak
(horse race betting) I was down to one number v. 1 numarayla kaçırmak
(horse race betting) I was down to one number v. altılıda beşte kalmak
be down to (one) v. (birinin) görevi olmak
be down to (one) v. (birine) düşmek
be down to (one) v. (birinin) kararı olmak
be down to (one) v. (birinin) işi olmak
be down to (one) v. (birinin) sorumluluğu olmak
be down to (one) v. (birine) kalmak
have one's hair down v. saçını açmak
one-down adj. önceliği başkasına vermiş
one-down adj. menfaatinden ödün vermiş
one-down adj. geride durmuş
Idioms
up one side and down the other n. baştan ayağa
a shiver down (one's) spine n. tüyleri ürperme
a shiver down (one's) spine n. korkudan ürperme
a shiver down (one's) spine n. tüyleri diken diken olma
a shiver down (one's) spine n. bir ürperti hissetme
a shiver down (one's) spine n. soğuk ter dökme
a shiver down (one's) spine n. ödü kopma
a shiver down (one's) spine n. içi ürperme
a shiver down (one's) spine n. heyecandan titreme
put one's foot down v. ayak diremek
let one's hair down v. kurtlarını dökmek
look down one's nose at v. tepeden bakmak
look down one's nose at v. küçük görmek
look down one's nose at v. hor görmek
send shivers down one's spine v. tüylerini diken diken etmek